Defteri yine elime aldım, okul giderleriyle ev masraflarını yan yana yazınca içim tuhaf oldu, ilaç azalınca beden sakin gidiyor diye rahatlamıştım, galiba rahatlığı başka yerde ödüyormuşum, ders ve yarı zamanlı iş üst üste geldiğinde kendime hiç vakit kalmıyor.
Geçen hafta tek başıma sinemaya gittim, küçük bir mola gibiydi, ama bilet 220 liraya çıkmış, yol parasıyla ‘küçük keyif’ hiç küçük durmuyor, yine de vazgeçmek istemiyorum, o birkaç saat kafamı boşaltıyor.
Bedende büyük bir şey yok, küçük değişiklikleri not etmeye çalışıyorum, yorgun olunca her şey daha ağır geliyor.
Bu hafta özetle, para, zaman ve beden aynı anda sıkıştı.
