Bu ay çeviri işleri bir hayli seyrekti, ekmek teknesi böyle sessiz kalınca daha çok hissediliyor sanırım, akşam iki kedi de erkenden kıvrılıp uyuyunca masadaki abajuru açtım, aylardır elimin ucunda duran kitaba saat 9 gibi geri döndüm, defteri de bu akşam köşeye ittim çünkü rakamlara bakacak hali yoktu içimde, sayfayı çevirirken hiçbir şeyi çevirmediğim, sadece kendim için okuduğum bir akşam oldu bu, yıllar sonra galiba, kapak bile hafif tozlanmıştı raftan alırken fark ettim, ışık hep aynı yerde durup bekledi ben bitirene kadar, kitap da masada öylece kaldı.

