Bu hafta sonu yine aynı şey oldu, arkadaşlarla buluşmaya gittim ve dönünce dinlenmiş falan değil, tam tersine bitkin bir haldeydim, sanki bütün günü sırtımda taşımışım gibi.
Galiba dinlenmeyi hiç öğrenemedim, yani evde otururken bile kafam sürekli bir yerde, ne yapacağımı düşünüp duruyorum ve aslında hiçbir şey yapmasam da yorgun oluyorum.
Cumartesi akşamüstü çıktık, yemek yedik, sohbet ettik, güldük, bence gayet güzel bir akşamdı ama eve geldiğimde kapıyı kapatır kapatmaz çöktüm, koltuğa oturdum ve bir süre hiçbir şey yapamadım.
İnsanlar hep buluşmadan sonra “ah çok dinlendim” diyor, bende hiç öyle olmuyor, dönüşte her zaman daha ağır bir yorgunluk var, sanki sosyal ortamda harcadığım enerjiyi geri toplayamıyorum.
Belki de asıl mesele şu, hiç durup kendimi dinlemiyorum, sürekli bir sonraki şeye geçiyorum, yani buluşma bitmiş olsa bile kafamda hâlâ o an devam ediyor, kim ne dedi, ne söylemeliydim, böyle dönüp duruyor.
İş bittiğinde de aynı his var, bilgisayarı kapatıyorum ama kafam kapanmıyor, hâlâ orada, hâlâ bir şey eksik gibi hissediyorum.
Dün gece de öyleydi, yattım ama uyku gelmedi, yaklaşık 1 saat kadar tavana bakıp durdum, sonra telefona uzandım, sonra tekrar yattım, böyle gitti.
Çevremdekiler rahat görünüyor, yani onlar için dinlenmek sanki doğal bir şey, oturup bir şey izliyorlar ve gerçekten dinleniyorlar, aynı şeyi yapsam da kafam başka yerde oluyor.
Bu aralar biraz yeni başladım kendime dikkat etmeye, yani farkında olmaya çalışıyorum ama galiba farkında olmak yetmiyor, çünkü fark ediyorum ve hâlâ aynı şekilde devam ediyorum.
Hiçbir şey yapmadan sadece oturmak bile bir huzursuzluk yaratıyor, sanki boşa zaman geçiriyormuşum gibi bir suçluluk var, bu da işi daha da zorlaştırıyor.
Sonuçta hafta sonu dönüşte de aynı yere geldim, dinlenmiş değil, daha yorgun, ve bu hafta da böyle geçecek gibi duruyor.
